Tehlikenin kapıda olduğunu söylüyorum, yazıyorum. Sessiz kalmak ağrıma gidiyor.
Ne kadar ciddiye alınıyor söyledikleri benim gibi düşünenlerin, bilmiyorum. Medyadan izlediğim kadarıyla, toplumda heyecanlı bir tartışmanın falan yapıldığı yok!
Dur bakalım, ne olacak?
Genel tavır sanki bu.
Sonucu şimdiden kesinmiş gibi görünen bir seçime gidiyoruz diyenlerin kafası karışık bu yüzden.
Kimileriyse tepkisini kendisini rahatlatacak söylemlerle yansıtma peşinde:
Ya boykot kararı alarak, bileşen olmayı kabul etmeyen kimi sol grupların tavırlarında olduğu gibi; ya da böyle birine oy vermem diyerek, yıllardır aile mirası gibi benimsediği partisine küsenlerde görüldüğü gibi...
Solda bu konuda ilkeleriyle tutarlı davranan bir tek HDK hareketi ve onun siyasal örgütü HDP var. Demirtaş samimiyetle radikal bir demokrasinin tarifini yaparken sol açılımı, karşı çıkılan bu sistemin yanında ayrı bir yere oturtuyor. Biz buyuz diyerek.
Oyu kendisi için değil, solun evrensel ilkeleri adına, kalıcı bir barış ve adil bir sistem için istiyor.
Bu yüzden gönlümdeki desteği hak ediyor.
Ama bana bu da yetmiyor...
Ben ve benim gibi düşünenler ise "durun şimdi yapılacak daha önemli bir işimiz var" diyor.
İlkesizlik mi, tutarsızlık mı? Asla!
Yıllardır demokratik hakları vermeyi ıskalamış, başta kürt sorunu olmak üzere kalıcı bir barışın acil eylem planını hayata geçirmekte AKP'nin gerisine düşmüş bir CHP'ye güvendiğim için mi? Asla!
MHP'nin beslendiği saplantılı milliyetçi öfkenin, AKP'yi aratacak bir barış düşmanlığını körükleyeceğini bilmediğimden mi? Asla!
Erdoğan'a alternatif olan adaylardan hangisi kazansa mevcut hükümet devam edecek. Ne Demirtaş kazansa "radikal demokrasi" birden bire yerleşecek, ne de İhsanoğlu kazansa yargı sistemi birden bire normalleşip, devletin organları hukuk kurallarına uygun çalışmaya başlayacak...
Ama AKP adayı kazanırsa ne olacak?
Bu sorunun cevabı "adayımız kazanmazsa da seçimden güçlenerek çıkarız, sesimizi duyururuz, iş daha yeni başlıyor" ise tercihinizi buna göre yapacaksınız demektir.
Yok, cevabınız başka türlüyse ve "ben dindar bir muhafazakarı devletin başında görmek istemiyorum" diyorsanız tercihinizi buna göre yapacaksınız...
Garip bir seçim bu...
Dünyanın pek az ülkesinde ve herhalde demokrasinin henüz yerleşmediği ülkelerde yaşanır böyle şeyler...
Halk oylaması ile anayasada görev ve yetkileri belirlenmiş bir cumhurbaşkanı seçilecek, ama adaylardan birisi hala başbakan! Ve bu başbakan "ben seçilirsem bu anayasaya göre yemin ederim ama ötekiler gibi yapmam, yetkilerimi bildiğim gibi kullanırım" diyerek anayasanın çizdiği çerçeveyi aşmak için yetki isteyecek...
Bilmeyen de bir cumhurbaşkanı seçimi değil, anayasa oylaması yapıldığını sanır memlekette...
Adaylardan birisi 12 yıldır devletin başında olmanın avantajları ile yarışa başlamış, müthiş bir "parayı ver-düdüğü çal" sarmalıyla çalışan bir mekanizmanın temsilcisi.
Seçim propagandası için ayarlanmış açılış törenleri, kanunu delmek için işçilerden zorla toplanan bağışlar, devlet ihaleleri üzerinden belli bir siyasi partiye ayrıcalık tanıyan bir "demokrasi" komedisi. İşleri bu!
Diğer adaylardan biri ise her çevreden yumurta yağmuru altında! Söylenenler malum.
Böyle bir seçim normal bir demokraside olamaz zaten...
Bu yaşanan başka bir şey...
Bu bir oligarklar cumhuriyetinin "yeniden kuruluş" operasyonu...
Demirtaş için açılan hesapta toplanan 500 bin liranın, İhsanoğlu için açılan hesapta toplanan 2 milyon liranın yanında bunun daha fazlasının tek bir kişi tarafından Erdoğan'a verildiği haberlerinin konuşulduğu bir tahkim(sağlamlaştırma) operasyonu...
Demokratik olmayan bir seçimin karşısında demokrasi için ne yapabiliriz demenin, hukukun rafa kaldırıldığı bir sistemde gerçek bir hukuk devletini nasıl inşa ederiz sorusunun, dediğim dedik bir müdahaleci zihniyete karşı özgürlüklerimizi nasıl koruyabiliriz, nasıl genişletebiliriz endişesinin konuşulması gereken bir seçim bu.
"Ekmek için Ekmeleddin" sloganı bu beklentilere uygun bir yere oturmuyor, biliyorum...
Arkasındaki muhalefetin demokratik bir Türkiye'yi yaratacak soluğu, potansiyeli yok da ondan bu...
Ama bu seçim her şeye rağmen Erdoğan ve ekibinin istediği şekilde sonuçlanmamalı...
Erdoğan ve AKP bu kez tökezlemeli...
Tek bildiğim kesin doğru bu...