Aklına gelen sözcük yazıya dökülünce önce bir rahatlama duyar insan.
Sonra vazgeçersin. Sil onu. Sözcük düşünce cümle de ölür. Cümleyi de sil öyleyse.
Bir deneme, bir deneme daha...
Bütün buldukların insanlığın binlerce yıllık deneyimlerindendir. Anlam derinliğinde biriken kavramlar. Onlarla kazanılmış bütün kavgalar, mücadeleler..
Direnen onurunu gömülmekten kurtaran o sözcükleri her bulduğunda seni yerinden fırlatan gümüşten bir aydınlığın huzuru yayılır içinde. Bu inat seni ayakta tutar, besler. Ama korkarsın da bir yandan. Ürkersin. Cesaret bir çatlaktan dolan su gibi doldurur ansızın içini. Haydi dersin.
Ama sildin işte ö sözcüğü yine. Silince cümle düştü. Anlam cesaretin olmayınca boşluğu kaplayan bir sisin içinde kayboldu...
Yutkundun.Acıyla darlandın. Dışarı fırladın.
Kar yağıyordu...
Sessizliğin içine gömülerek..