12 Nisan 2023 Çarşamba

YETER ARTIK!

 

Sonuna yaklaştık galiba. Çocuksu bir sevinçle bağırmak geçiyor içimden.

Evet, evet, evet...

Nasıl olmasın ki? 

Daha hangi, bu kadarı da olmaz detirtecek şeyler yaşansın. Sindirmek, katlanmak daha nasıl olur ki. 

Çaresiz kaldığında  içinde gedikler açan isyan fırtınaları daha ne kadar eser ki. Daha ne olsun ki, bu kadar yeter diye bağırmaya başlaman için.

Bütün bunları kötü bir kader gibi görmeye  alışmak, daha ne kadar sürsün ki. Üstelik üzerinde tepine tepine,  biri biter, ötekisi başlarken.

Sonuna yaklaştık diyeceksin elbette, rahata, huzura ermen için vakit tamam. Bunu hak etmedik mi?

Baksanıza, karşımızdaki nasıl eğilip, bükülüp,  binbir kılığa giriyor son defa. Yaptıklarını gördükçe kaybettiğimiz zamana acımak geçiyor içinizden, değil mi? Vah ki ne vah.

Demek bu kadar zor olacakmış çareyi bulmak.

Demek bu kadar çok ölecekmişiz  dirilmek için.

Demek bu kadar çok acılar çekecekmişiz anlamak için.

Hep böyle olmamış mı?

Hayatın bir yarısı öte yarısının yarası kapansın diye  geçmemiş mi hep?

Dedelerimizin dedeleri, ninelerimizin nineleri... Yaraları böyle kabuk bağlamamış mı?

BABAMA MEKTUBUM

Keşke ben biraz daha genç olsaydım sen de erken ölmeseydin baba babalar gününde  benim de  gününü kutladığım bir babam olsaydı keşke. Seninl...