14 Nisan 2021 Çarşamba

Sonuçları Ağır Bir Kısır Döngü

Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı olan Pınar Okyay bugünkü yazısında "Dün itibariyle dünya istatistiklerinde ülkemiz Hindistan, Brezilya ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) sonrasında 4. sırada en yüksek "günlük yeni vaka" bildiriminde bulunmuş. Ama bu veriyi sadece bu kadar okumamız eksik olur. Bu üç ülkenin de nüfusları bizden çok yüksek. Hindistan yaklaşık 1 milyar 400 bin, ABD 333 milyon, Brezilya 214 milyon. Ülkemiz de malum 85 milyon." diyor. (T24, 11.4.2021) Sonuç olarak vaka sayısında  4. sırada olmamız bizi sakın yanıltmasın. 100 bin kişiye düşen günlük vaka sayısında dünyada birinci sıradayız. 

Bu korkunç bir durumdur.

Ekonomik kriz kadar korkunç...

Yoksulluk tanımı yaparak insanların kafasını ve kendimizi kandırmayalım.

"Yoksulluğun değil, açlığın tanımını yapar mısın?" diye seslenme zamanı artık.

Sakın, "birçok açlık tanımı var; mutlak, aşırı, göreceli, nesnel, öznel açlık..." demeyin...

İnsanlara kapanmadan bahsetmek için önce açlığa çare bulunmalı.

İnsanlara bu cesareti verebilmek için, "ey vatandaşım, ey halkım arkanda devletin var, ben yanındayım" diyebilmek gerekiyor...

İnsanlar açken, en temel yaşam haklarından yoksun, sefaletin içinde kıvranırken onlara tam kapanmadan bahsedemezsiniz...

Yasakları hatırlatıp niye korunmuyorsunuz diyerek cezalandırmak çözüm değil. Sorun sadece bireylerin davranışlarıyla ilgili değil. 

İşte aşılamadaki durum ortada. Henüz 8 milyon küsur kişiyi aşılayabildik. Geride daha 50 milyon kişi var. Ortada aşı da yok. Günlük  test sayısında dünyada 72. sıradayız.(Pınar Okyay) Dünyada kötü örnekler konuşulurken biz akla geliyoruz.  Bilim Kurulları hem ehil olmayan kişilerden oluşuyor hem de bağımsız oldukları şüpheli. 

İşte bu nedenle kapanmanın gereklerini anlatırken  bütün yükü vatandaşa atıp  maske, hijyen, mesafe demek inandırıcı olmuyor. 

Devlet olarak görevleriniz unutuluyorsa, kapanmanın   gereklerini sadece vatandaşa yüklediğiniz sorumluluklarla sınırlı tutarsınız. O da sorunu çözmeye yetmez.

Ne yapalım, gücümüz bu kadar, zengin bir ülke değiliz derseniz, o zaman da size ekonomiyi niye kötü yönettin, niye merkez bankasının dolarlarını çarçur ettin diye sorar muhalefet.

Soranlara soruşturma açarsın konuşmalarını engellersin de salgın geriler mi böyle yapınca?

Oysa her şey birbirine bağlı...

Yaşanan böyle zor günlerde vatandaşının arkasında durmak demek, önce onun derdini, şikayetini dinlemekten geçer. Kira, vergi borcu olanların, geçimini sağlayacak tek kuruşu kalmayanların, güvencesiz yaşamak zorunda olanların, çocuklarının eğitimsiz kalmasına katlananların acısına çözüm bulmak gerekir. 

Vatandaşa daha çok umutsuzluk, çaresizlik duygusu aşılarsınız böyle yapmazsanız. 

Sahte gündemlerle suçlular yaratıp koruyuculuk adına destek sağlamak mı, yoksa herkese eşit ve adil davranmak mı doğrudur böyle günlerde?

Vatandaşları ortak bir dertte birleştiren bir Covid 19 virüsü varken,  çözümler ararken de, uygularken de eşit davranmak zorundadır yöneticiler. Fedakarlık yapanların bunu istemeleri en doğal haklarıdır çünkü. 

Virüsün tek rengi vardır, bulaştığı insanlar farklı görüşte, inançta olsalar da. Devleti yönetenler böyle zor günler yaşanırken  eşit davranarak, adil olarak, kimseyi görüş ve inançlarından dolayı ayırmayarak başarılı, inandırıcı olabilirler.

Oysa ülke salgın ve ekonomik sorunlarla bocalarken  hukuksuzluğu tartışılan göz altılar, işten çıkarmalar, soruşturmalar, temel hak ihlalleri ve özgürlüğü engellemeler, suçlamalarla boğuşmaktadır...

Böyle bir ortamda ülkeyi her yönden huzura kavuşturacak adımlar atmak nasıl mümkün olabilir?

Herkes korkuyla ve umutsuzsa yaşıyorsa orada tıpkı salgının  yaşattığına benzer başka türlü bir salgın var demektir.

Bu bir kısır döngüdür. Sonuçları ağırdır ve herkesi ilgilendirir.

BABAMA MEKTUBUM

Keşke ben biraz daha genç olsaydım sen de erken ölmeseydin baba babalar gününde  benim de  gününü kutladığım bir babam olsaydı keşke. Seninl...