Bu ülke için boşuna mı kürek çekiyoruz acaba? Bu soruyu bir süredir okuduğum, televizyonlardan dinlediğim haber ve yorumlardan sonra kendi kendime soruyorum. Bu gün Hasan Cemal T24 deki köşesinde de yazmış. Evet, çözümü olmayan sorunlarıyla iflah olmaz bir memlekette mi yaşıyoruz? Karamsarlık huyum değil, ama insan bu noktaya da gelebiliyor işte!
Bulunduğumuz coğrafi çevreye bakınca benzer tarzlarda yönetilen o kadar çok ülkeyle yan yanayız ki! Buralardaki rejimlerin demokrasi olmadığı bilinen bir gerçek. Hepsinde geçerli kurallar, güç ilişkileri, yapılanmalar, yönetim zihniyeti birbirinin benzer... Al birini vur ötekine denir ya! Buralarda iktidarlar yıllardır değişmedi, yakında da değişecek gibi değil üstelik. En önemlisi bu coğrafyanın ülkeleri yüz yılı aşkın bir zamandır dünyanın güç merkezlerinin kapışma, hesaplaşma, bölüşüm bölgeleri olmuş. Benzer kaderler benzer siyasal kargaşalarla süre giden siyasal yapılara yol açmış. Hiç biri gerçek manada hukuk, demokrasi özgürlük yüzü görememişler. Ortadoğu ve çevresini kuşatan bu zor bölgenin kaderi tarihin tanık olduğu kavgalar, didişmeler olmuş, başa gelen yönetimler bu ortamdan beslenerek iktidarlarını korumuşlar.
Biz başkayız diyebilecek şansımız kaldı mı acaba diye sormadan edemiyorum.
Güçlü bir ülkeyiz, aksak işlese de bir demokrasi geçmişimiz ve 150 yıllık bir parlamento geleneğimiz var. Anayasa tecrübemiz, laik ve modern bir cumhuriyetin kurucusu olmuş, Atatürk gibi saygın bir öncümüz var, düşünceleri, ilkeleri tavsiyeleri hala geçerli... Ama yetiyor mu? Ne kadar hükmü kalmış bu saydıklarımın? Nereye doğru gittiğimiz belli değil mi? Günden güne daha da kötüleşen bir ekonomik düzen, aykırı ilişkiler ağı ile liberal kapitalizmin bile karşı çıkacağı boyutlara varmış, yasa, hukuk dinlemeyen çamura batmış bir sistem.
Bu şartlarda geçmişle böbürlenmek yeter mi? Biz çıkarız bunun altından kolaycılığı...
Ne yapılmalı? Bunu anlatacak güçlü politik bir söylemi besleyen şartlar sonuna kadar hazır, söylemi telaffuz edenler de var, tecrübe kazanmış bir sol siyaset de var, ama eksik olan çok şey de var...
Bu kaostan çıkmamızı sağlayacak çare bunları açık seçik konuşup tartışmaktan geçiyor. Muhalefetteki partiler, bireyler, hepimiz, kimse bildiğini okumadan, ben bilirim demeden bu işe el vermeli...
Başka çare yok...